BURADASINIZ
Anasayfa > YAZARLAR > AYKUT BİLİR: “SARDUNYA’DA NELER OLDU?”

AYKUT BİLİR: “SARDUNYA’DA NELER OLDU?”

En son online bir şeyler karaladığımda 01.07.2014’müş. Zaman hızlı geçiyor ve bir o kadar da acımasız diye edebiyat ile başlamayalım hemen konularımıza bakalım.

En sıcak konu elbette WRC geçen hafta ki ayağı Sardunya Rallisi. Yapıldığı her yıl ekiplere bol bol bronzluk kazandıran takvimin en sıcak Avrupa yarışlarından biri küresel ısınmanın nimetleri olan Haziran ortasında sel şeklinde yağmurlar ile başladı. Yağmurun en büyük avantajı klasik toprak yarışlarda “ben yolu süpürdüm de kazanamadım” hikayesini ortadan kaldırması.

Ogier’in Seyirci Spesyali ile sazı eline alması “ahanda yarışın kazananı belli” hissi yaratsa da yarış içindeki aksiyonlar, Neuville’in mucize biçimde yakın mücadelede bir yere “çakılmadan” Power Stage’i saliseler ile kazanması uzun zamandır beklenen heyecanı kısmen geri döndürdü. Sanırım böyle sonu olan yarışları ancak 90’larda görmüştük. Hyundai zafer sarhoşluğunda iken Toyota kampında sessizlik hakimdi. Sezona fena başlamayan M-Sport’tan Ott Tanak’ı da alıp ciddi bir güç olan Toyota kırılmalar yüzünden hala istediği seviyeye gelebilmiş değil. Latvala’nın yarışın son günü çaresiz biçimde Yaris’i tamir etme çabası gerçekten kalp kırıcı idi.

Citroen tarafında bambaşka bir hikaye var. Bilindiği gibi Kris “Crash” Meeke takım tarafında şutlandı. Bu doğru bir karar mı evet. Neden kendini ya da Paul Nagle’i bir yerde öldürecek çünkü. En son Portekizde C3 WRC’i yok etme çabası Citroen yönetiminin sabrını taşırdı. Evet Kris rahmetli McRae’in veliahtı görülüyordu. Ama en azından McRae kırım yaparken yarış ve şampiyonluklar kazanıyordu. Hızlı mı evet hızlı ama finişe gelemedikten sonra ne kadar hızlı olduğunuzun bir önemi var mı? Ekibin kalan üyeleri Craig Breen ve Mads Ostberg ellerinden geleni yapıyorlar ama C3 ‘de PSA’nın son yıllardaki ürünleri gibi başarısız bir ürün.

Elbette Citroen cephesinde Loeb’i geri döndürme çabaları var ama Loeb özetle “Hadi babam başka kapıya” dedi. Sebebi basit. Az geçmişe dönersek WRC’den emekli olduktan sonra Loeb WTCC projesinde Citroen direksiyonuna geçmişti. 2 yılın ardından Citroen hiçte nazik olmayan bir biçimde kendisine kapıyı gösterince PSA grubunun diğer üyesi Peugeot kendine Dakar ve Rallikros kapısını açmıştı. O zamanda kulislerde Loeb’in Citroen bu hareketine kırıldığı konuşuluyordu. Bu sene Loeb’i İspanya’da gene C3’in içinde göreceğiz ama 2018 başka bir yarış ya da 2019’da tam sezon gibi bir planı olmadığını belirtti şampiyon pilot.

Bu arada bir dipnot. WRC pilotları yarış organizatörlerinin etapların garip yerlerinde ucube şeklinde yaptıkları zıplama noktalarına karşı olduklarını duyurdu. Geçen hafta Tanak Monte Baranta etabında bulunan yapay zıplamadan çok kötü düşüp, tabiri caiz ise kafa üstü, yarış dışı kalmıştı. Bu tarz kısa sert ve kırıcılığı manasızca yüksek eklemeler can sıkıcı olabiliyor.

Sıradaki yarış meşhur Finlandiya Rallisi. Bu senede etaplarda bazı değişiklikler var. En önemlisi ortalama hızı düşürmek için yapılan saçma duvar gibi şiganların yerine farklı bir çözüm gelmesi. Tabi bu yeni çözümü yarış sırasında göreceğiz.

Gelelim topraklarımıza;

Geçen seneki Bulgaristan Rallisinden sonra bu sezonda Yurtdışı olarak Kuzey Kıbrıs Rallisi eklendi takvime. Herkesten güzel şeyler duydum. Bence en önemli gelişme klasik isimlerin arasına yarışın galibi Deniz Fahri’nin de bir anda girerek şampiyonada bir oyuncu olması. Eskişehir’de de hızını göstermişti. Evinde de son etaba kadar güçlü kalarak ne kadar rekabetçi olduğunu gösterdi. Ama Temmuzda ki Ege Rallisi herkes için ciddi bir problem olacak. Aşırı sıcak hava ve Ege’nin yıpratıcı asfaltı sürprizlere gebe olabilir.

Benden şimdilik bu kadar hepinize şimdiden iyi bayramlar. Yollarda güvenli kalın.

AYKUT BİLİR

Top