Uluslararası Otomobil Federasyonu altı ayda en az üç defa yenilgiye uğradı. Bunların hiçbiri de kabul edilecek gibi değil. Hepsinde de önce böyle yapacağız dediler ertesi gün tekrar eski haline döndüler. Uluslararası Başkanın devri kara bir sayfa. Görünür de çok şey yaptı gibi gözükmesine rağmen sonu bağlanamayacak işler yaptığı için hep başa dönüldü.
Bir takım adamlar icat etti ve yılların tecrübelilerini ikinci plana attı. Bu spor dışından gelen ve işten anlamayan insanların ilk ciddi darbesi ralliye oldu. İlk zamanlar ne kadar kötü bir şey yapıldığını kimse anlamadı. Ama zamanla ralliye konulan spor dışı kurallar rallileri yapılamaz ve seyredilemez hale getirdi. Ralli komisyonlarının ukala ve kabul edilemez tavırları, koydukları kuralları sadece kendi seminerlerinde konuşmaları ve organizatörlere açıklamamaları, yüksek maliyetli ralli organizasyonları, spora yapılması gereken yatırımın şaklabanlığa yatırılması sporu mahvetti. Türkiye gibi ralli ruhu ile otomobil sporlarında gelişmiş ülkelerin fertleri isyan etse de, ralliden habersiz olan yöneticiler maalesef bu akımın peşine takıldılar. Uluslararası Federasyonun istediği 150.000 Euro aidat parası, servis alanlarında istenilen aşırı lüks, yüksek kilometre mecburiyeti, sabit servis, toprak rallilerde start sıralamalarının şekli ile ilgili hatalar, komiserlerin inanılmaz acımasızlığı ve taraf tutmaları, kayıt ücretlerinin yüksekliği, yarışma içinde fabrika takımlarına söz hakkı verilirken diğer sürücülerin bu haklara sahip olmaması ve daha bir çok sebep Dünya Ralli Şampiyonasını bitirirken diğer ralli şampiyonalarına da sekte vurdu.
Benzer bir durum, yani para için sporun riske atılması işi ERC’de de yapıldı. Avrupa Ralli Şampiyonası, IRC’nin içinde bir sınıf haline geldi. Başında koşa koşa IRC’nin peşinde giden organizatörler kendi rallilerinin değerini düşürdüklerini anlayamadılar. IRC’den ayrıldıklarında sahip oldukları ERC’nin marka değerinin düşeceğini düşünemediler.
Avrupa Ralli Şampiyonası’nı desteklemek yerine günü birlik kararlarla her zaman olduğu gibi yenilik peşine takıldılar. Bu yenilik hırsının sebebi biz eskilerin bilmediği bir şeyleri bildiklerini ispatlamaktan başka bir şey değil aslında. Dedik ya sadece hırs. Sonra tırıs tırıs geri dönüş.
Motor Sporları Konseyi bazı kararlar almış. Bu kararların yarısı teknik ve hiçbirinin ömrü uzun değil. Diğer karar ve tavsiyeler de tamamen ticari. Organizatöre külfet.
Bunlar anlayamıyorlar. Spor basittir. Sporcu komplikedir. Yönetici başrol oyuncusu değildir. Kahraman sporcudur.
Bunlar spor organizasyonlarını karmaşık hale getirerek işi gene içinden çıkılmayacak hale getiriyorlar.
Uluslararası Otomobil Federasyonuna başvuran her ticari kuruluş istediğini elde ederken sporcular, organizatörler ve kısmen takımlar hep reddedildi.
Bunun benzeri Formula 1 de oldu. Bu ne yaptığı belli olmayanlar madalya sistemi dediler ertesi gün pardon dediler. Arkasından takımlar derhal ekonomik davranacak dediler. Cevabını çok sert aldılar.
İşe bakın, sporcuya yarış ama yavaş git diyorsunuz. Takımlar ilk defa bu güne kadar aslında hep ikinci planda kaldıklarını nihayet anladılar da tavır alıp işi bir noktaya getirdiler. Şimdi yeni bir açıklama geldi. İki sene içinde masraflar kısılacakmış ve 1990’lara çekilecekmiş harcamalar. O zaman adama sormazlar mı? O zamanlarda sen yoktun her şey güzeldi. Sen geldin bu hale geldi. Git, tekrar eski halini zaten alacak her şey.
Uluslararası Federasyonun Başkanı Ekim’de bırakacakmış. Onun taktiğini uygulamaya çalışanlar da bırakırlar mı bilemem ama spor çok ciddi bir iştir ekonomi, pazarlama, kulis dinlemez götürür adamı Allah Korusun.
KAYNAK : www.holigan.com.tr