Metin Çeker; “Herkesin Birleşeceğim Federasyon Yönetimi Oluşturmak İstiyoruz”
Öncelikle klasik soruyla başlamak istiyorum. Projeleriniz nedir? Farklı yada yeni olarak ne düşünüyorsunuz?
En öncelikli yapmak istediğimiz sporda kutuplaşmalara son vermek ve herkesi kucaklamak. Kırgın küskün kimse kalmasın herkesin birleşeceği bir federasyon yönetimi oluşturmak. Bu muhalefet yapılmasına engel olmak değil. Yapıcı muhalefet her zaman iktidar için önemli bir destekleyecidir. Ama önceliğimiz herkese eşit uzaklıkta ve kurallar çerçevesinde sportif idari tüm kuralların birbirini tamamlaması ve uygulanmasıdır. Kişiye özel uygulamalar ve istisnalara karşıyız. Güvenlik tedbirlerinden ödün vermeden, ama sporcu için de sporun yapılmasını zorlaştırmadan, dünya standartlarını mümkün olduğunca korumak istiyoruz. Bunun için federasyona kaynak yaratmak ve sporcunun daha fazla desteklenmesini sağlamak hedefindeyiz. Ama bu destek tüm branşlardaki tüm sporcularımız için planlanmakta. Daha önceki yönetimlerin yapmış olduğu başarılı projelere devam etmek ve daha iyileştirmek istiyoruz. Mahalli, ulusal ve uluslararası tüm projelerin kurallarına ve kaidelerine uygun olarak organizatör kulüplerimiz tarafından yapılmasına destek olmak için hali hazırda mevcut altyapının geliştirilmesine önem vereceğiz. Yeni yapmak istediğimiz projeler ise sporu halka götürecek ve hiç bilmeyenleri bu spora çekecek organizasyonlar ve sosyal sorumluluk projeleri olacak. Aslına bakarsanız ülke olarak çok şanslıyız dünyada ileri seviyedeki ülkelerin arasında ismimizin geçiyor olması devir aldığımız otomobilsporlarının standartlarının çok yüksek konumda olduğunun göstergesidir.Bundan sonrasında sporcuya ve seyirciye yatırım yapılarak sporcularımızın uluslararası başarılarına odaklanmamız gerekiyor. Spor’un gelişimi için vazgeçilmez olan Sporcu-Medya-Sponsorlar-Seyirciler ilişkisi ve ilgilisini tekrar canlandıracak adımlar atmayı planlıyoruz. Federasyonun yeni vizyonu, hedefleri ve gerçekleştirmeyi planladığımız ekipleri en kısa zamanda kamuoyu ile paylaşıyor olacağız. Önerilere açık, eleştirilere tahammüllü bir yönetimimiz olacak.
Bunca yıl TOSFED çatısı altındayken yapamadığınız ne vardı? Neden olmamıştı? Şimdi her şeyin daha iyi olacağını nasıl taahhüt ediyorsunuz? Mümtaz Tahincioğlu döneminden farklı ne olacak?
Unutmayınız ki ben TOSFED çatısında profesyonel olarak çalıştığım dönemlerde Mümtaz Tahincioğlu Başkanlığında stratejileri belirlemekten çok uygulayan konumundaydım. Mümtaz Beyin döneminden bahsederken yapılanlardan gururla bahsediyor ve gerçekleştirilen başarılann unutulmamasını gerektiğini hatırlatmak isterim. Benim kazanmam halinde başkanlık döneminde çoğu yönden benzerlikler görebileceksiniz çünkü o misyondan gelen birisiyim ama eski yönetimin bir uzantısı değilim. Tam olarak yanıtım geçmiş dönemin doğrularını alıp, sportif bilgi ve tecrübelerim ile harmanlayıp, günümüz koşullarında yapılması gereken farklı uygulamalar ve eksik kaldığını düşündüğümüz hususlarda farklı yaklaşımlarımızı da bulacaksınız. Çeşitli sebeplerden kaybettiklerimizi geri kazanmak ve sporu daha ileriye götürmek amacındayız.
Sezon devam ederken, olağanüstü genel kurul kararı alınması sizce sporu nasıl etkiledi?
Bu sorunun yanıtını aslında hepimiz çok iyi biliyoruz ama nedense kendimizi kandırmak istiyoruz. Olağan üstü genel kurul süreci sporu durduracak bir süreç değildir. Hiçbir zamanda olmamıştır.Yönetim, olağan üstü genel kurul çalışmalarını yürütürken, sporu organize eden kulüpler programlarını uygular, sporcular yarışmalara katılır, SGM ile ilişkiler aynen devam eder, bütçe ödenekleriniz devam eder, sistem durmaz. Tıpkı devlette devam esastır ilkesi gibi. Sezon başında ilan edilen takvim ve kurallar aynen devam eder. Bu da sporcu açısından bir problem yaratmaz, sporu etkilemez. Ama siz sorumluluktan kaçmak için bunu fırsat bilip görevinizden istifa ederseniz, sporu Kayyuma bırakmak isterseniz, işler değişir. Kayyuma gitmek ve kaos ortamına sürüklemek için 6 kere tahkime başvurmak hepsi sporun durmasına yönelik eylemlerdir ve bunu yapan taraflar olağan üstü kurula gidilmesi için imza veren delegeleri ve kulüpleri sporu durdurdukları için suçlamaktadır. Olağan üstü genel kurulu kararının alınması değil, Tosfed YK’sının kayyuma devredilmesi konusu sporu olumsuz olarak etkileyebilirdi. Bu konunun hukuki yollarla çözülmesi yıllar alabilir, o halde sporun büyük zarar görmesi mümkün olabilirdi. Bu oyunun bozulduğunu düşünüyoruz. Çok şükür ki sağduyulu 3 üyenin bu sorumluluğu alması ile oyun bozuldu ve bu tür kaos ortamları olmadan, spor etkilenmeden doğal süreç yaşanıyor. Malesef halen aynı zihniyet, 4 Temmuzda yapılacak olan olağan üstü genel kurulunun mahkemeye gideceği varsayımlarını seslendirmekteler.
Neyse ki yine çok olumlu ve önemli bir gelişme yaşandı, sporcularımız bu vesile ile birlik oluşturdu ve federasyonun yönetim şekli, genel kurul, anastatü konusunda araştırıp öğrenme ve eleştirme imkanını buldu.
Lisanslı sporcuların delege olma hakkının iptali konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu kural daha önce hiç gündeme gelmemişti?
Bir önceki yanıtta belirtiğim gibi aslında genel kurul delegelerinin büyük bir çoğunluğunu oluşturan kulüplerimiz ve delegelerimiz genel kurullar 4. kez yapıldığı için bu kavramları ve kuralları daha iyi biliyor ve özümsüyorlar. Aktif sporcuların delege olamaması ne yazıkki ilk günden beri var ve geçen seneden beri kanun hükmünde yer alıyor. Bende bir sporcu olduğum için bu maddeyi kabul etmekte güçlük çekiyorum. Ama daha önceki dönemlerde 3 veya 4 kez bu anlamda anastatüde değişiklik için yaptığımız başvurular kabul görmemişti. Bizde kulüp delegelesi maddesine sığınarak eğer sporcu lisanslı olsa bile kullanmasına itiraz etmemiştik. O gün de herhangi bir üye farklı amaçlar için bile buna itiraz etse bu itiraz geçerli olabilirdi. Ama bu tür bir itiraz yapılmadı ve kulüp delegesi sıfatıyla delege olabildiler. Bu seferki fark ise istifa ederek ayrılan yönetimin olağanüstü genel kurul yapılaması çabaları içinde federasyonu kayyuma götürmek için yaptığı başvurular sonrasında SGM hukuk kurulunun her konuda görüşü alınarak yanlış yapılmadan tüm kurallara uygun bir genel kurul yapılabilmesi için çalışıldığında Hukuk Biriminden gelen görüş açık olarak seçim öncesinde federasyon tarafından ilan edildi. Buna rağmen kulüp delegesi olarak şansını deneyen bazı lisanslı sporcularımızın delegeliği malesef iptal edildi. Özellikle iki kulüp başkanımız Mustafa Şairoğlu ve Mustafa Şentürk’ün yarışmacı kimliği nedeniyle delege olamamaları ise bana çok manasız geliyor. Hiç istemesekte bu tamamen kanun ve hükümlerine uygun bir durum. Bu konuda Spor Bakanlığına başvurarak olimpik olmayan spor dalları kapsamında bazı çözüm önerilerimiz olacak.
Bu zamana kadar kayıt listesindeki ilk 20 otomobilin isteğine göre spor şekillendiriliyordu. Ama son seçimle beraber amatör sporcular üzerinden yapılan bir propaganda ve siyaset görüyoruz. Amatörler kıymete mi bindi, ne oldu?
Öncelikle bu spor sadece ralli’den ibaret değil. Federasyon çatısı; ralli, pist, rallikros, tırmanma, off-road, go kart ve daha bir çok branşı içermektedir. Sadece Ralli değil tüm spor camiasını ilgilendiren bir konu olması sebebiyle Amatör sporcuların ARB adı altında bir birlik oluşturması çok önemli. Zaten benim spor komitesi başkanlığım sırasında amatör sporcularla her sene sezon öncesi toplantıları yapılmaktaydı. Buradaki kıymet sizlerin daha önce oluşturduğu sporcu birliğinden gelmektedir. Bu birliğin temelleri o dönemde benim takım ve markalar gibi sizlerin görüşlerine önem vermem ve sizlere söz hakkı tanımış olmamla başlamıştır. Bildiğiniz gibi senelerdir markalar ve takımlar komüsyonu, sporcular birliği gibi kurulan komisyonlardan ortak karar ve görüşler çıkmamış ve uzun soluklu bir iletişim platformu oluşamamıştır.İşte bu yüzden sizlerin iletişim platformunu kullanarak tüm sporcuların buluşması ve birlikte olması bence çok olumlu ve önemli gelişme. Kim gelirse gelsin, bu sene ilan edildiği şekilde devam edecek ama bizim 2014 yılında kurallar açısından bu projede iyileştirme planlarımız mevcut. Türkiye Ralli Şampiyonası ve federasyon kupasının kurallarında ve takvimindeki tutarsızlıklar ve eksiklikler olduğunu eminim fark etmişsinizdir. Rallide kurallar açısından bakıldığında federasyon kupası ve kurallar sizi yeterince desteklemiyor. Bizim bakış açımızla federasyon tüm sporcuları düşünerek kuralları belirlemeli, ama her zaman tüm tarafları yüzde yüz mutlu edemeyebilirsiniz. Önemli olan herkesin düşüncesine ve sesine kulak vererek adil olmak ve içlerinde bulundukları koşulları iyi anlamak ve mesajlarını iyi okuyabilmektir. Ülkenin koşullarını gözönünde bulundurarak uluslararası FIA kurallarından kopmayarak alternatif çözümler oluşturulması sağlanırken, birinci önceliğimiz güvenlik olmalıdır.
Amatör ve profesyonel farkı gözetmeden sporcuların biraraya gelip oluşturduğu platformların spora olumlu/olumsuz etkisi var mı?
Yine yukarıda bahsettiğim gibi bu olağanüstü genel kurul sürecinin en verimli sonuçlarından birisi sporcuların bir platformda birleşmesi. Bu anlamda yönetime gelmemiz halinde sporcu sempozyumları düzenleyerek farklı konularda farklı otoritelerden sizlere bilgilendirmeler yapılmasının ve bu oluşturduğunuz sinerjiyi daha verimli, daha bilinçli olarak, daha güçlü bir şekilde ortaya koymanıza destek olmak ve artı değer istiyoruz. Çünkü çok sayıda sporcumuzun ulusal spor otoritesi ile ilgili yeterli bilgisi olmadığı ve bu nedenle kendilerine söylenen bazı söylemleri doğru olup olmadığına bakmadan incelemeden diğerine inanarak üzüldüğü veya kızdığını görüyoruz. Oysa sporcular olmadan bu spor olamayacağını biliyor ve bende o sporculardan birisi olduğum için, federasyonun kurulmasından önce ve sonra içinde bulunan bir yönetici olmamdan da yola çıkarak, en önemli konunun kurallar, eşit yönetim, güvenlik ve kaliteli organizasyon ve yarış ortamı olduğuna inanıyorum.
Başkanlık döneminde İstanbul Park yöneticiliğiniz devam edecek mi? Federasyon İstanbul Park’a mı taşınacak?
Federasyon Başkanlığı fahri bir görev ve öyle olmalı. Bundan önceki başkanlar gibi kendi geçim kaynaklarını kendisi sağlamış birisi olmalı. Bu yüzden bende fedrasyon başkan adayı olmam için en önemli kritelerimden birisi kendi geçim kaynağımı oluşturmuş olmamdı. Ocak 2013 yılından beri bildiğiniz gibi İstanbul Park Pistinde Sportif Direktör olarak çalışıyorum ve çalışmaya da devam edeceğim.Tıpkı diğer başkanların başka işleri olması gibi. İstanbul’da oturduğum için federasyona gelip gitmemde daha kolay olacak. Zaten eğer başkan adayının geçim derdi var ise o zaman ondan verim beklemeyin derim. Federasyonun binasının taşınması gibi bir planımız yok.
Amatör Rallici Birliği, federasyona bağlı alt komisyon olarak faaliyete devam edecek mi?
Bu soruyu ben size sormak isterim. Sizce Metin Çeker fedrasyon başkanı olursa Amatör Rallici Birliği federasyona bağlı bir alt komüsyon olarak devem edecek mi? Bunun altyapısını sağlayan ve oluşturan birisinden gelecek yanıta şüpheniz olmaz diye düşünüyorum.
Teşekkürler
Metin Çeker