Geçtiğimiz günlerde, Oyman abi beni telefonumdan arayarak Satvet Abi ile birlikte kuruculuğu ve önderliğini yaptıkları Kulüpler Birliği Platformu ve amacı hakkında detaylı bir şekilde bilgi verdi. Dilerim, düşüncelerini en kısa sürede hayata geçirebilirler…
Dün, internette geçtiğimiz haftasonu Riva’da gerçekleştirilen kulüplerarası ve eğitim toplantısı’nın açılışında konuşan Mümtaz Tahincioğlu’nun bir cümlesi çok dikkatimi çekti. Kendisi Kulüpler Birliği oluşumu yöneticilerini hedef alarak şöyle demiş “Sizlerde bu sporu yöneten insanlardınız.” “Bu hedefleri gerçekleştirmek için sizi kim durdurdu?” “Neden bu sürede çalışmadınız?”
Her ne kadar Kulüpler Birliği Platformu’nun bir yöneticisi veya üyesi olmamama rağmen kısa bir süre öncesine kadar TOSFED Yönetim Kurulu Yedek Üyeliği yapmış olan birisi olarak bu soruyu aynı zamanda tarafıma yöneltilmiş olsa ne cevap verirdim diye düşündüm ve yukarıda belirttiğim her cümlesine şu cevapları verdim. “Gerçekten mi? Şükürler olsun, en sonunda anlayabilmişsin.” “Sen.” “Müsade ettin mi ki !!!”
Unutulmaması gereken birşey var ki; o da Tahincioğlu’nun “dediğim dedik çaldığım düdük” yapısının Türk Otomobil Sporunu bugünkü bu kaotik hale getirmiş olmasıdır. Kendisi, sizinle bir konuyu tartışmaya açar, sizi dinler, yeri geldiğinde size hak verir, hatta bazen konu ile ilgili ne kadar ciddi olduğunuzu anladığında size teminatlar ve sözler verir ancak yine döner dolaşır sonunda kendi bildiğini okur. Demokratik olduğunu hararetle savunur ancak kendisi gerçek bir anti-demokrattır. Yeri geldiğinde her türlü demagojiyi yapar, duygu sömürüsü metodunu kullanır, hatta ve hatta kendisini de acındırmakta ise üstüne yoktur. Bütün bu cümleleri yukarıda belirtmiş olduğum tanımlamaları kendisinde defalarca görmüş birisi olarak yazıyorum. Tahincioğlu için varsa yoksa kendisidir, hatta kendisinin daha net anlayacağı bir dilde yazayım isterseniz o gerçek bir selfish dir diğer kişilerin, kurum ya da kuruluşların fikrinin kendisininkinin karşısında hiç ama hiç bir önemi ve şansı yoktur. Bu böyle biline…
Öte yandan, Federasyon çatısı altında kendisinden icazet almadan oradaki tüm çalışanlar tabiri caiz ise tuvalete dahi gidemezler. Kendisi her konuyu bilir ama siz sorduğunuzda işine gelmediğinde ya bilmeze ya da kulağının üzerine yatar. (malumunuz burada yazılması gereken kelime bu değildi ama Arif olan anlar artık işte) Her türlü konuyu kendisi tasarlar ve tezgahlar…. Ne yapacaksınız işte bu, bu… Huyu kurusun ne diyeyim… Bu arada ben kendisinin en son ne zaman bir eğitim toplantısına katıldığını hatırlamıyorum dahi. Bilen varda tarihi hakkında bilgilendirirse memnun olurum.
Gelelim görevinden kendi isteği ile istifa eden eski Genel Sekretere, malumunuz üzerine bu hanımefendi bundan yaklaşık bir ay önce gerçekleştirilen 2010 yılı ödül töreninde kürsüye çıkarak anılan görevden istifasını açıklamış ve konuşmasında timsah gözyaşları dökerken sporda bulunduğu süre zarfındaki o tertemiz anılarının daha fazla kirletilmesine müsade etmeyeceğinden bahsederek konuşmasını tamamlamıştı.
Değerli Otomobil Sporları Sevenler, bu hanımefendi, şahsi ve maddi menfaatlerini öne çıkartarak Federasyona sunmuş olduğu üç aylık resmi sağlık raporu süresi içinde,
1. Uluslar arası bir organizasyonda tüm masrafları TOSFED tarafından karşılanmak kaydıyla Federasyonumuzu Pirelli Star Drivers organizasyonunda temsil etmek üzere Dünya Ralli Şampiyonası’nın İspanya ayağına gönderilmiştir. (ki o dönem içerisinde bende Yönetim Kurulunun bir üyesi idim. Yönetmelikler gereği yurtdışı bir organizasyonda görevlendirilecek bir personelin ancak Yönetim Kurulu kararı ile görevlendirmesi yapılabilinir. Biz hiç bu yönde bir karar almadık)
2. 05-07 Kasım 2010 tarihleri arasında Sütaş Orta Anadolu Sütçülük Projesi Aksaray Entegre Tesisleri’nin açılış töreninde Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Ekmekçi ile birlikte profesyonel iş ilişkisinde bulunmuştur.
3. 12-14 Kasım 2010 tarihinde tüm masrafları TOSFED tarafından karşılanmak kaydıyla Mardin’de düzenlenen 3. Mezopotamya Rallisi’ne götürülmüş ve yarışın ödül töreni esnasında korkunç bir fiyaskoya daha sırf yalakalık yapmak adına başarı ile imza atmıştır. Daha derken bunu özellikle belirttim çünkü dilerim ileride zaman bulabildiğimde başka bir yazımda size bu hanımefendinin 2010 Dünya Ralli Şampiyonası’nın İstanbul ayağının ödül töreninde tüm dünyaya mal olan ve halen bir çok kimsenin cevabını bilmediği rezaletin gerçek yüzü ortaya çıkmadan kendi hatasını örtmek için nasıl kıvırmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını da anlatacağım. Bu konuda dünya halen bizi konuşuyor inanın.
Sen, Türk Otomobil Sporlarını yıllarca bu ve buna benzer konularla kirletip durmuşken, senin o tertemiz anılarını kimler kirletmiş ve kirletmeye devam ediyormuş çok merak ediyorum. İnsanda biraz utanma biraz ar duygusu olsa böyle bir kelimeyi cümleyi telafuz bile edemez.
Çok sevdiğim bir arkadaşıma ödül töreni esnasında söylemiş olduğu bir cümlede kendisinin gerçek yüzünün ne kadar kirli olduğunun bir kere daha altını çizmektedir. Yeni Genel Sekreterin ataması ile ilgili bir cümlesinde “Yerime bu kadar spekülatif başka bir isim gelmese ben bu işten bu kadar ucuz kurtulamazdım” demiştir kendisi. Durun bakalım hanımefendi nereye? Bu işler o kadar ucuz değil hiçbir şeyden o kurduğun cümle kadar kolay kurtulamazsın. Herşeyden önce Türk Otomobil Sporları camiasının ve kamuoyunun vicdanının karşısında…
Açıkcası bu satırları yazarken zaman zaman durup notlar alıyorum çünkü yazacak ve üzerinde söylenecek o kadar çok şey varki…. neyse benim acelem yok vakit buldukça yazacağım diğer yazıların süre aralıkları hakkında içinse şimdiden sabrınızı rica ediyorum….
TOSFED’in bugünkü mevcut durumunu güzel bir özdeyişle betimlemek istiyorum. Deveye sormuşlar “boynun niye eğri” diye, o da cevap vermiş “nerem düzgün ki”…
20.03.2011
Doruk GÖKŞİN
www.kuluplerbirligi.com