You are here
Home > MOTORSPORT > Aykut Bilir; “MINI WRC, PRC mi? WRC mi?”

Aykut Bilir; “MINI WRC, PRC mi? WRC mi?”

2010 sezonun ortalarında BMW’nin MINI markası ile bir efsaneyi Dünya ralli parkurlarına döndüreceği sadece iki fabrikanın kaldığı arenada herkeste büyük bir heyecan yarattı. Müthiş bir PR (Public Relation – Halkla İlişkiler) çalışması başlatıldı. BMW ve MINI yöneticileri çok iyi bir zamanda piyasa giriş yapmışlardı. Hem aracın baz alındığı Countryman modeli yeni piyasaya sürülüyor hem de 2011 sezonu ile yepyeni motor kuralları ve kısıtlamalar geliyordu.

Tabi ki burada herkes daha çok sevinen bir insan var. BMW’nin motor hariç bütün projeyi teslim ettiği David Richards. 1984 yılında ProDrive isimli motor sporları ve otomotiv mühendisliğini kuran Richards, firmasına 1990 yılında Subaru ile Dünya Ralli Şampiyonası için anlaşma yaparak müthiş bir ivme kazandırdı. Legacy ile başlayan başarı öyküsü Impreza ile devam etti. Bu ortaklıktan üç markalar ve üç pilotlar şampiyonluğu doğarken hepimizi gök mavili Subarular’a âşık ettiler. Ta ki bu ortaklık 2008 sezonu sonunda bitene kadar. Subaru’nun kararı bütün motor sporları severlerini şok etti. Ve Prodrive’ı müthiş bir kriz içine soktu. Çünkü David Richards’ın Formula 1 sevdası büyük çaplı ölü yatırımlara sebep olmuştu.

Buraya kadar bilmediğimiz herhangi bir şey yok. Hikaye bundan sonra başlıyor. Takım BMW ile MINI projesini açıkladığı anda gerek sanal basında gerek basılı basında yoğun bir haber trafiği başladı. İlk testler Marcus Gronholm ve Markko Martin tarafından Portekiz’de yapıldığında büyük bir heyecan oluştu. Ama Marcus Gronholm’un tam zamanlı yarışmayı düşünmediğini açıklamasının ardından beklenmeyen bir şekilde 2009 IRC şampiyonu Kuzey İrlandalı Kris Meeke ile anlaşıldı.

Herkes tarafından merak edilen MINI WRC’nin Citroen ve Ford’un araçlarına karşı rekabetçi olup olamayacağı idi. Bu yüzden testler dikkatle takip edildi. Her şey geçen haftaya kadar mükemmel gidiyordu. Kris araçtan “çok” memnun olduğunu her seferinde dile getirirken teknik patron David Lapworth “2012’de şampiyonluğa oynayacak bir araç” olduğunu beyan ediyordu.

Citroen’den gönderilen ve dört senedir Dünya’nın en hızlı ve sağlam aracının ikinci pilotu olan Dani Sordo, Sardunya’da MINI’nın direksiyonuna geçti.  Servis alanında mavi çizgili beyaz tulumu ile basına gülücükler dağıtan Sordo henüz anlaşma imzalamasa bile buna çok yakın olduğundan mutlu idi. Testlerin sonunda ise İspanyol’un yüzünde hayal kırıklığı vardı. Yakın olduğu basın mensuplarına memnuniyetsizliğini belirten Dani, Kris Meeke için “uzun süredir WRC kullanmadığı için” aracı yanlış yorumladığını söyleyerek gerçeği tokat gibi yüzüne çarpıyordu.

Evet, Kris Meeke en son 2007 yılında ciddi bir kompetisyon için ayağını bir WRCar’a sokmuştu. O zamandan beri Super 1600 ve Super 2000’ler ile yarışıyordu. Bu yüzden WRC’de takımın en tecrübeli ismi Dani Sordo’nun yorumları gerçeği yansıtıyordu. BMW motoru torku düşük ve ağır bir ünite idi. Şasi yavaş virajlarda ağır kalıyordu. Bu açıklamaların üstüne bir anda Dani Sordo sustu. Prodrive yöneticilerinden fırçayı yemişti. Bu hafta başında BMW’dan MINI WRC için Mart ayına kadar yepyeni bir motor ünitesi geleceği haberi sürpriz olmadı.

Bugünden sonra merak edeceğimiz şey şu olacak. MINI WRC projesi bir Public Relations Car (PRC) mi olacak ve Skoda, Suzuki ve Hyundai’nin projeleri gibi tarih de yok mu olacak, yoksa Citroen ve Ford ile rekabet edip zirveyi kızıştıracak bir World Rally Car (WRCar) mı olacak? Bunu kısa süre sonra Sardunya’da göreceğiz.

Aykut Bilir

Top