Akdeniz Üniversitesi’nin yüksek hız ve adrenalin tutkunu iki öğrencisi, 22 yaşındaki Ayşe Kar ve kopilotu 23 yaşındaki Gamze Çalışkan, yarış sırasında ayrı bedenlerede tek kişi gibi uyumlu.
PİLOT Ayşe Kar, Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi, Kopilotu Gamze Çalışkan Uluslararası İlişkiler Bölümü 4. sınıfta. Onlar bir taraftan okurken, bir taraftan da motorsporlarına değen ‘kadın elini’ kuvvetlendirip, ilerisi için ülkemize dünya çapında başarılar kazandırmayı hedefliyor.
Kimse onlara hadi yarış dememiş. Ailelerinden, yakın çevrelerine kadar herkes ‘bu iş size göre değil, yapamazsınız’ diye önlerine set çekmeye çalışmış. Engeller ters tepmiş. Daha çok hırslandıklarını söylüyorlar. Okullarından aldıkları destekle, seçtikleri yolda koşuyorlar.
Canavar denince kendimi görüyordum
Piste otomobilin kontrolü Ayşe Kar’da, ehliyetini 18 yaşında alıp, yollara düşmüş. “Direksiyona geçince makaslar atan, hız yapan serseriler gibiydim. Trafik canavarı denince resmen kendimi görüyordum” diyor Ayşe. Motorsporları ile ilk kez 2008’de, Akdeniz Üniversitesi bünyesindeki, Motorsporları ve Trafik Topluluğu (AKÜMOST) katılınca tanışmış. İki yıl rallilerde hakemlik yapıp, hep pilot olma hayali kurmuş. Bu fırsatı, Temmuz ayında Kemer’de yapılan slalom yarışlarına yakalamış. İlk yarışında, farklı kulüplerin şampiyon kadın pilotlarının arasından sıyrılıp finişi hepsinden önce geçen Ayşe, sırasıyla Eskişehir ve Yeşil Bursa Rallisinde birinci olup, dikkat çekmeyi başarmış.
O arabaya binersen hakkımı helal etmem
Ayşe Kar “o arabaya binersen, hakkımı helal etmem’ diyen annesinden, yarışırken yaşadığı adrenalin patlamasına kadar ilginç öyküsünü anlattı: “Pilot olacağım dediğimde, babam arabanın anahtarını bana gösterip, ‘Bu arabayı bir yarışta görürsem bu anahtarı bir daha zor alırsın’ diye tehdit etti. Annem direkt karşı çıktı: “O arabaya binersen hakkımı helal etmem” dedi. Annemi Eskişehir yarışına davet ettim. Orada kullanacağım otomobil hakkında bilgi verdim. Alınan güvenlik önlemlerini anlattım. İçinin rahat etmesini sağladım. Birinci olduğumu görünce gözleri doldu, bana güvendi. Ancak babam belediye başkanlarının bile araya girmesine rağmen ikna olmadı.
2010 İstanbul Kültür Başkenti İstanbul Ralli Şampiyonasının ilk iki etabında puanlamada 2. sırada yer aldılar. Akdeniz Üniversitesi adına yarışan ikilinin hedefi gelecek yıl profesyonel eğitim alıp Türkiye şampiyonu olmak.
Pilot olmadan önce yollarda makaslar atan serseriler gibiydim. Ancak şimdi 80 kilometrenin üzerine bile çıkmıyorum. Tüm enerjimi pistte atıyorum. Benim öyküm biraz Türk filmleri gibi. Birkaç yarıştan sonra “Kim bu kız, nereden geldi” gibi laflar söylendi, Ben de duydum. İlk iki yarışımda 49 kildan 45 kiloya düştüm. Zorlukları görünce hırslandım, hırslandıkça başardım. Start öncesi bir film karesi gibi derler ya, 4.3.2.1 gazla, sonra finiş, bu kadar. Aradaki mesafeyi hatırlamıyorum. Gaza basıyorum, sağ 1 sol 2 fren, tünel falan harika bir aksiyon. Herkesin yaşaması gerek diye düşünüyorum. Amacım kadın pilot Burcu Çetinkaya’nın başarısına ulaşmak ardından dünyaya açılmak.”
Ayrı bedende tek vücut gibiyiz
Gamze Çalışkan, Kopilot olmayı hiç düşünmemiş. Ralli hakemliği yapıp etap hazırlamak ona büyük haz verirken, İstanbul yarışları için kopilotu olmasını isteyen Ayşe tarafından “Arkadaşlığımı keserim” diye tehdit edilmiş. Araya hatırlı arkadaşları girince baskıya dayanamayıp kabul etmek zorunda kalmış. Ancak son üç yarışta öyle bir frekans yakalamışlar ki, Ayşe Kopilotunun ses tonundan, hareketinden bile etapta hata yaptığını, not atladığını anlar hale gelmiş. Bugüne kadar hiç tartışmamışlar, hataları telafi etmeyi becerebilmişler.
Babası TIR şoförü olan Gamze, Ayşe’ye göre arabalara, oto sanayilerine hiç uzak olmamış. Ancak ailesi ralliye katılmasına hiç destek vermemiş. Kopilotluk yapmaya başladıktan sonra arkadaşlarının ‘ Sebastian’ diye takıldığını söyleyen Gamze de, pistlerideki öyküsünü anlattı: “Bir çok pilotun ilk ismi Sebastian olduğundan arkadaşlarım bana bu ismi koydu. Sorun değil. Ben pilot ya da kopilot olmayı hiç düşlememiştim. Hakemlik beni mutlu ediyordu. Ayşe ısrar etti tehdit etti sonunda birlikteyiz. O müthiş bir yetenek. Start öncesi müthiş rahat ve sakinim, gerektiğinden daha fazla. ‘Hadi bismillah’ deyip biniyorum. Bu camiada bir söz vardır ‘Yolun tozunu yutmak’ diye, gerçekten bu tozu yutunca vazgeçemiyorsun.”
Tokayla enjeksiyonu bağlayıp, finişi gördük
Yarışlarda yaşadıkları ilk kazayı, tokayla enjeksiyonu bağlayıp etabı tamamlamalarını hikayesi çok keyifli: ”İstanbul şampiyonasının ilk ayağındaydık. Bir virajı geçerken Fiat Palio marka yarış arabamızın motoru stop edip yoldan çıktık. Otomobilin arka sol lastiği havada kalmıştı. Kapıyı açıp dışarı çıktım o sırada Ayşe bana bakıp ‘Bu araç bugün finişi görecek’ dedi. Kafamdaki tokayı çıkarıp yerinden çıkan enjeksiyonu bağlayıp otomobili çalıştırdıktan sonra Seyit Onbaşı kuvveti geldi bize. Kocaman taşlarla lastiğin altını doldurup çıktı. Hatta devrilmesin diye ben kaportanın üzerinde zıpladım. Etap 16.30 da kapanıyordu biz 16.29.54‘de finişi görüp puan aldık.”
KAYNAK : Hürriyet Gazetesi, Kampüs Eki
HABER : Orhan Saat

