You are here
Home > VIDEOS > Levent Kantürk; “Hastalık 1969’da Başladı”

Levent Kantürk; “Hastalık 1969’da Başladı”

Merhaba,

Ben Levent Kantürk.

Sevgili Murat, kendisinin meşhur ettiği iki kere üstüste gelen maillerinden gönderdi.

Eskilerdensin, sen de bize bir şeyler yaz, dedi.

Baktım, RalliTürk.net hakikaten güzel, benim hastalığım olan bir sporu çok iyi yansıtıyor. Benim gibilere güncel ve hızlı bilgi aktarıyor.

Sonradan düşündüm benim gibi biri ne yazabilir, diye.

Eskileri yaşamış, Türkiye’de Ralli Sporu’nun 1970’lerini, merakla, heyecanla içinden bu günlere kadar gelmiş ben, ne yazmalıydım. Tabii ki, eskilerden anılar olabilir. Okur muydunuz ?

Herhalde okuyanlarınız olur. Onun için eskilerden beni rallinin içine sokan, bu virüsü bulaştıran (1969 yılında) Sevgili arkadaşım Nuri Pelit ile başlayacağım.

Geçenlerde facebook’ta ralli resimlerimi görünce hala devam ediyorsun, bravo diyor Nuri. Böyle bir virüs insanın içinden anca ölünce çıkar mı diye merak ediyorum. Yoksa öbür tarafta da mahalli yapıyorlar mı?

Bende önceleri motorsiklet ile mekanik hastalık başladı. Önce Jawa 250cc bir motorsiklet aldım. İki ay sonra babam senin motor nerede, diye sordu. Çünkü benim motorumu tanımamıştı. Zira  yepyeni bir motorsiklet, cross motoruna dönüşmüştü. Jawa Fabrikası Balkan Şampiyonu olan Bulgar Cublikov’u Türkiye’ye getirmişti, O’ndan çok şey öğrenmiştim. Behiç Yurdaçalışan, Hasan Kalaycı gibi yarışcıların cross yarışlarını seyrettim. Slalom yarışlarına katıldım. Maslak’taki parkurda, o zevki tattım. Daha sonrası 1969 yılında sıfır BMW R50 motorsikletimi getirttim. 2 yıl bu motorsikletimi kullandım. Bu motorsikletle amacım, Dünya Turuna çıkıp 11.000 km yaparak rekor kırmaktı. Ama o günün şartlarında bu hayalimi hayata geçirecek desteği bulamadım. Fakat aklım hep bir ralli otomobilinde idi.

Yeşilyurt/Yeşilköy’de büyüdüm. Havaalanı yanında olmasından dolayı her gençte mekanik ses mi etkili oldu acaba, motorsporları içinde çok kişi bizim köyden çıktı. Kimdi bunlar (benim hatırladıklarım) Nuri Pelit, Saim Albayrak, Ateş Hanibu, Fedo, Ercan Kazaz, Volkan Işık ,daha ismi aklıma gelmiyen 4-5  kişi daha olmalı.

Bunların içinde bulunan Sevgili arkadaşım Nuri Pelit 1970 yıllarda önce Ford Fairline, sonra bir Anadol  satın aldı ve İngiltere’ye götürdü. Bıraktı geldi. Bir ay sonra gitti ve otomobili aldı, bir akşam evin önü sesten yıkılıyor. Gel deneyelim, dolaşalım, dedi. Neydi o, çok hoşuma gitmişti. Virüs bulaştı. Ben indikten sonra Nuri, Yeşilyurt Sahili’nden Çınar Otel’e doğru giderken bir fayton önüne çıkmış, ne yazık Anadol bir at kurban edilerek rallilere hazırlanmaya başlamıştı.

Daha sonra Nuri Yeşilyurt’a Ford Eskort MK1 getirmişti. Bu otomobili ise beni çok etkilemişti. Nuri’nin katıldığı yarışlara gittim. Trakya Rallisi, Ege Rallisi gibi. Nuri’yi buralar kesmedi. İtalya’ya yerleşti. Bir de baktık Monza Pisti’nde Porsche Carrera ile yarışıyor. Monza’da tek Türk Bayrağını ikincilik alarak dalgalandıran Türk Pilotu oldu.

Tabii o gitti ama benim içimdeki kurtlar yok olmadı. Satış elemanı olarak çalıştığım Tofaş Bayisi’nin sahibinin kardeşi ile servise gelen yan yatmış Murat 124’ü imkanlarımızın yettiği kadar hazırlayarak 1972 Günaydın Rallisi’ne katıldık. Bunu 1973 Günaydın Rallisi takip etti. Sayın Berkan Kılıç Günaydın Gazetesi’nde idi. Yapılan organizasyonlar çok ilgi çekiyordu. O zamanlarda çok revaçta olan LCC Mankenlik Okulu’nun oldukça dikkat çeken mankenleri ile Dolmabahçe Stadı’ndan konvoy halinde Kabataş’a, oradan binilen reribotlarla Üsküdar’a, oradan da Göztepe’deki (şimdi İstek Vakfı olan yer) parktan start verilerek tam bir dayanıklılık rallisi olarak tasarlanan zevkli yarış başlardı.

Etaplarsa meşhur Samandıra, Teke ile başlar, Batı Karadeniz bölgesi geçilerek Zonguldak üzerinden Amasra’ya gece varılırdı. Verilen kısa bir nötralizasyonla, sabaha karşı Kıbrısçık, Seben  etaplar geçilerek Bolu üzerinden Ankara’ya ulaşılır. (Ankara Otomobil Sporları Kulubü çok iyi ağırlardı bizleri) Daha sonra Eskişehir takip edilerek Orhaneli, Keles etapları ile Uludağ’a çıkılır. Sabah ise Bursa’ya inilerek Karamürsel üzerinden (kırmızı toprak yolları unutulmazdı) Kocaeli, Kandıra, Teke, Şile, Samandıra üzerinden İstanbul’da Kalamış Fenerbahçe Stadı’nda finish olurdu. Tabii unutulmamalı LCC Mankenleri yine bizi karşılardı. Bu ralliler 3 gün sürerdi. Bugünkü gibi katılanlar çok profesyonel değildi ama Türkiye için başlangıç idi.

Ama kimler vardı kimler, Ali Sipahi, Renç Koçibey, M.Sadık Efe, Haluk Karamanoğlu, Romola Markopoli, Levent Pekün, Engin Serozan, Aytaç Kot, Faruk Süren ve daha niceleri.

Askerliğimi yaptıktan sonra 1976 yılında kendim yeni bir Murat 124 hazırladım. Yurt dışından gelen dergilere bakarak neler yapabilirdim. İtalya’dan tır sürücüleri ile Koni ayarlı süspansiyon ve emniyet kemeri getirttim. Vefa’da eksozcuda rollbar yaptırdım. Ön tampon’u Taksim’de Yücel Usta’dan. (Levent Pekün’ün olduğunu zannediyorum,aliminyum, paçalıklı bir tampom idi.) Arkadaşlarımdan yedek jantlar aldım, ve yarışa katıldım. Bu yarışta Rahmetli Ali Sipahi Tofaş Ralli Takımı’nın başında idi ve Bay Marco ise servis sorumlusuydu. Ali Sipahi, Bay Marco’ya benim otomobilime destek verilmesi için talimat verdi. Ben bir yarış otomobiline servis nasıl verilir, onlardan gördüm. Bujiler, rotiller, lastikler değiştirildi. Karşılık olarak yalnızca teşekkür istediler. Onların yaptıkları benim gibi biri için çok değerliydi. Nur içinde yatsın. Türkiye’de bu spora çok emekleri oldu.

Devamı var … Rothmans ‘da Al iKaracan’lı günler ve 1999 yılında tekrar ralli…

Top